İlhami Işık: MHP’de operasyon boşa çıkarıldı

Mahkemenin MHP’deki kongre sürecini durdurma kararı, Kadraj programında tartışıldı. Gazeteci-yazar İlhami Işık, karar ile yargı eliyle MHP’ye yapılan operasyonun boşa çıkarıldığını söyledi…

“DOĞRU VE OLMASI GEREKEN BİR KARAR”

‘Bana göre geç kalınmış bir şey. Bizde hukuk bazen inanılmaz şekilde, istedikleri zaman çok hızlı gelişir. Bazen de mercekle arasanız bulamazsanız. Doğru bir karar, olması gereken bir karar, geç bir karar.’

“MHP’DEKİ OPERASYON BOŞA ÇIKARILDI”

‘Siyasete bir operasyonla karşı karşıyaydık. Yargının da alet edildiği bir operasyonla karşı karşıyaydık. Bu kabul edilebilecek bir durum değildi ve nihayet yine yargı eliyle bu operasyon boşa çıkarıldı. Hukukun kendi doğallığı ve içerisinde bir karara gitme yolu açıldı.’

ilhami ısık

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/ilhami-isik

Prof.Dr Hüsamettin İnaç: Laikliğin tanımı yapılmalı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman’ın, yeni Anayasa’da laiklik tarifinin bulunmaması gerektiği şeklindeki sözleri, Kadraj programında tartışıldı. Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüsamettin İnaç, Meclis Başkanı’nın laikliğin tanımının yeniden yapılması gerektiğini kast etiğini söyledi.

“LAİKLİĞİN TANIMI YAPILMALI DİYOR”

‘Siyaset biliminde en önemli konulardan birisi, söylem analizidir. Bir ifadeyi başından sonuna, ortasına bakarak ortak fikrini çıkartmamız gerekir. Dolayısıyla burada Sayın Meclis Başkanımızın vurgusu daha çok son cümle. Burada denilen şu ki, ‘Laikliğin tanımı yapılmalı.’ Yani laiklik var, ama bu laikliğin içerisinde bir tanım geliştirilmemiş.Dolayısıyla bu anlamda Meclis Başkanımızın ifadesi laikliğin olmaması gerektiği yönünde değil. İngiltere’de, Türkiye’de, bir ülke daha var, bu üç ülkede laikliğin tarif edilmemesinden kaynaklanan sorunlardan bahsediyor. Yoksa laiklik olmasın diye bir tanım yok.’

hüsamettin inaç

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/prof-dr-husamettin-inanc

Prof.Dr Haluk Selvi: AB, Türkiye’ye bahane üretiyor

Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda yer alan “Ermeni soykırımını kabul et!” tavsiyesini değerlendirdi… A Haber’de Kadraj programına katılan Prof. Selvi, “Açıkçası Avrupa Birliği, Türkiye’yi birliğe almamak için sadece bahane üretiyor… Bu tarz sözde tavsiyeler devam ettiği sürece Türkiye, Avrupa Birliği’ne giremeyecektir” dedi.

“TÜRKİYE AB’YE GİREMEYECEKTİR!”

‘Bu rapor üzerinde çok tartışılması gereken bir rapor çünkü içerisinde PKK’nın uluslararası terör listesinden çıkarılmasını Türkiye’ye kabul ettirmek de var, bir madde olarak. Bunlar yerine getirilmediği takdirde mali yönden desteklerin kesilmesi gibi bir tehdidi de içeriyor. Türkiye’nin 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesi de bu maddeler içerisine yerleştirilmiş. Avrupa Birliği açıkça diyor ki bu kararlarla; ‘Biz Türkiye’yi bu birlik içerisine almak istemiyoruz, acaba bunun için hangi başlıklardan istifade edebiliriz?’ Ermeni soykırımı iddialarının Türkiye’nin resmi müracaatından bugüne kadar 1987’de başlamış, ilk defa Avrupa Parlamentosu bunun bir soykırım olduğunu kabul etmiş ve Türkiye’ye de bunu kabul etmesi konusunda tavsiye konusunda bulunmuş. O günden bugüne kadar her ilerleme raporunda bu soykırım iddiaları yer aldı. Türkiye’nin bunu kabul etmeyeceğini biliyorlar Avrupa Birliği üyesi ülkeler. Kendilerinin inşa ettikleri dünya savaşından sonra siyasi yapıyı ortaya koydukları gerek dini liderleri olsun,  gerek siyasi liderleri olsun bir soykırım olgusunu kabul ederek Türkiye’ye de kabul ettirmek istiyorlar, siyasi yönden bir baskı kurmak istiyorlar. Bu kararlar, özellikle soykırım iddiaları Avrupa Birliği ilerleme raporlarında yer aldığı sürece Türkiye bu birliğe giremeyecektir. Bunun bahaneleri açık ve net görülüyor.’

haluk selvi

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/prof-dr-haluk-selvi

Mehmet Müezzinoğlu: Aşı olmazsa olmazdı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, son zamanlarda çokça tartışılan ‘zorunlu aşı’ ve aşıların yan etkileri üzerine önemli açıklamalarda bulundu… A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Bakan Müezzinoğlu, “Yan etkisi olmayan tek bir ilacı hiç kimse iddia edemez. Dolayısıyla aşıların da yan etkisi var. Fakat siz çocuğunuzun menenjitten, difteriden, tetanozdan ölmesini ister misiniz! Aşının faydası yanında yan etkileri yüzde birdir… Yani aşı olmazsa olmazdır.” dedi.

MEHMET_MÜEZZİNOĞLU

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/dr-mehmet-muezzinoglu

 

Kerem Kınık: Kan bağışı farkındalığı artmalı

Kızılay Genel Başkanı Doktor Kerem Kınık, kan bağışı ve kan vermenin sağlığa faydaları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Kınık, “Kan bağışı konusunda farkındalığımızı artırmalıyız. Kan vermek, yüksek tansiyonu engeller, kolesterolü düşürür.” dedi.

“KAN BAĞIŞI FARKINDALIĞI ARTMALI”

Kan bağışı noktasında farkındalığın artmasına ihtiyacımız var. Her Sağlıklı erkek 18 yaşını doldurduktan sonra yılda dört, kadınlar üç kere kan verebilir. Kan dediğimiz bir dokudur ve yenilenen bir dokudur, sürekli yenilenir. Bir ünite kanı vererek o yenilenme sürecini tetikliyorsunuz. Kan vermenin çok faydaları var. Yüksek tansiyonu önler. Uzun erimde dokunun yenilenmesine, kolesterolün düşürülmesine, dokunun gençleşmesine, yeni kan hücrelerinin yapılmasına, bu anlamda oksijen taşınmasına pek çok faydası vardır.

KEREM_KINIK

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/kerem-kinik

Tevfik Göksu: Kentsel Dönüşüm, bina yıkmak deği

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, kentsel dönüşümün aslında ne olduğuna dair çok önemli açıklamalar yaptı. A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Göksu, “Kentsel dönüşüm, bina yıkmak değildir… Kentsel dönüşümün 3 temel ayağı vardır… Bunlar; sosyal, kültürel ve mekânsal dönüşümlerdir.” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM 3 TEMEL AYAKLIDIR”

Kentsel dönüşüm dediğimizde hemen akla gelen; binaları yık yenisini yap hatta biraz yükselt, değil. Kentsel dönüşüm dediğimizde 3 temel ayak var. Bizim bugün algıladığımız kentsel dönüşüm bir mekânsal dönüşüm olarak algılanıyor. Oysa kentsel dönüşümün bir sosyal dönüşüm ayağı var, bir kültürel dönüşüm ayağı var; üçüncü aşaması mekânsal dönüşüm. Eğer siz sosyal ve kültürel dönüşümü yapmazsanız mekânsal dönüşümü yapamazsınız. Esenler’de biz bunu ciddi anlamda bir sosyal ve kültürel dönüşüm süreciyle beraber başlattığımız için kentsel dönüşümü toplumsal talep haline getirebildik.

TEVFİK_GÖKSU_1

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/tevfik-goksu-1461196162

Avni Özgürel: Örgüt soluk alamıyor

Yeni Birlik Gazetesi Yazarı Avni Özgürel, ABD ve AB’den gelen “Çözüm sürecine yeniden dönün” çağrılarını değerlendirdi. A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Özgürel, “Operasyonlar sonucu nefes alamayan örgüt, Amerika’ya ‘Bizi kurtar’ diyor. ABD de Ankara’ya baskı yapıyor.” dedi.

“ÖRGÜT SOLUK ALAMIYOR”

Terörle uğraşan, terör örgütünün tepesinde oturan insanlar keyif kekah değil o kadar. Yani Kandil’de de otursanız, orada villada da otursanız çok fark etmez; gelen kayıp haberleri var. O kadar peş peşe yağmur gibi yağıyor ki örgüt soluk alamıyor. Yüksekova’da araya adamlar koyarak bizim Vali’den, Jandarma Komutanı’ndan 3 günlük bir ateşkes istediler. Bütün bunlar bir soluk alalım, toparlanalım… Yani karar üretemiyor. Dökülenleri toplamaktan karar alamıyor. Nasıl bir hareket takip edeceğine karar veremiyor. Panik halinde kaçıyorlar, gördünüz dün; 18 ölü bir anda. Telsiz konuşmalarına baktığınızda, “Öldük, bittik, mahvolduk…”

“ÖRGÜT, ABD’YE ‘BİZİ KURTAR’ DİYOR”

Örgüt bir taraftan da PYD üzerinden Amerika ile ittifak halinde. Öyle değil mi? Diyorlar ki; “Kurtar biz Amerika.” Kurtarmanın yolu nedir? Ankara’ya baskı yapmak. Bütün unsurlarını, yani medyadaki unsurlarını, siyasetteki unsurlarını hepsini devreye sokarak Ankara’yı baskı altına

AVNİ_ÖZGÜREL_2

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/avni-ozgurel-1461102731

Şeref Malkoç: 28 Şubat sürecinde yargı berbat edildi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Avukat Şeref Malkoç, 28 Şubat’tan bu yana değişen Türkiye’deki yargı sistemini değerlendirdi. A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Malkoç, “28 Şubat sürecinde yargı berbat edildi… Binlerce insan mağdur edildi… Ardından paralel yapı çıktı… Bugün ise yargı, ne 28 Şubatçıların elinde ne de paralel yapının elinde… HSYK’nın yapısına baktığınızda Türkiye’deki tüm çeşitliliği görebilirsiniz.” dedi.

“28 ŞUBAT’TAN SONRA PARALEL ÇIKTI”

28 Şubat yargı süreci, yargıyı berbat etti. Binlerce insanı mağdur etti. Başörtüsü yüzünden okuldan atıldı, mahkemeye gidiyor; “Sen başörtülüsün okuyamazsın.” diye kararlar çıktı bu ülkede. Ardından paralel yapı, delil yok; delil uydurdu, insanları suçladı, hapse attı. Bugün yargı ne geçmişteki gibi 28 Şubatçıların inisiyatifinde ne de bundan bir süre önceki paralelcilerin.

“BUGÜN TÜM FİKİRLER HSYK’DA”

HSYK’nın yapısına bakın; Türkiye’de ne kadar çeşitlilik, fikri renklilik varsa; sosyal demokratından, milliyetçi kesimin farklı tonlarına, muhafazakarların farklı tonlarına…  Bu adaletin ileriye doğru düzelmesi için bir umut verme işaretidir.

ŞEREF_MALKOÇPROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/seref-malkoc

Cengiz Algan: CHP hala darbeden medet umuyor

Yazar Cengiz Alğan, Türkiye’nin en büyük sorunu hâline gelen muhalefet sorununu ve özellikle ana muhalefet partisi CHP ile ilgili çarpıca açıklamalarda bulundu. Kadraj programına katılan yazar Alğan, “Türkiye’de içeride hâlâ darbeyi destekleyen ve hâlâ daha darbeden medet uman bir CHP var… Çünkü kendilerinin bile iktidara gelme ümitleri yok” dedi.

“CHP HÂLÂ DARBEDEN MEDET UMUYOR”

‘Birincisi içeride de darbeyi destekleyen kurucu unsur var. CHP, ülkenin kurucu partisiyim diye dolaşıyor ortalıkta ve hala darbeden medet uman CHP kafası var. Yüzde 25, bu çok az değil, devletin içine yerleşmiş bir kesimden bahsediyoruz.’

“CHP İKTİDAR OLACAĞINA İNANMIYOR”

‘ İktidarı ele geçirme ihtimalleri yok, hiç görmüyorlar bunları. Ele geçirme derken meşru yollardan demek istiyorum yani seçimlerle kendisini halka anlatarak falan. İktidara gelme ihtimalini kendileri de görmüyor. Hep başka yerlerden medet umuyorlar. Son 3-5 yıla bakın sürekli videolardan, yasa dışı dinlemelerden medet uman bir muhalefetle yürümeye çalışıyoruz. Üstelik bu ülkeyi kurarken darbe yapmışlar, 1923 cumhuriyetin kuruluşu aslında bir darbe ilanıdır. ‘Arkadaşlar yarın sabah cumhuriyeti kuruyoruz’ diye başlayan bir cumhuriyetiz biz. Onun arkasından gelen yıllarca tek parti diktatörlüğü ile yönetilmişiz, en ufak bir kafa kaldırmada asker sopayla tepemize vurup bizi oturtmuş yerimize. Son 15 yıldır kendimize gelmeye başladık. Bırakın onu 2007’de muhtıra yedik. 2008’de yüzde 50’lik parti kapatılmaya çalışıldı bu memlekette.’

“DARBE OLACAĞINA İKNA ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

‘Hala bu yaz ve devamında gelen süreçlerde 7 Haziran ve 1 Kasım devamında darbeleri tartışmak zorunda kalıyoruz hala. Çünkü hala aynı kanın neokonları bir merkezden yazılar yazmaya başlıyorlar, bir takım planlar yürütmeye başlıyorlar. Buradaki elit tayfayı çağırıp brifingler vererek hala bir darbe olacağına ikna edebiliyorlar. Gerçekten böyle bir kesim var. Görülmeyen şey, sosyoloji değişiyor artık, bunun neden bu kadar hızlı değiştiğini ve ne ölçüde değiştiğini galiba göremiyorlar. Bizde son 15 yılda orta sınıfın oranı yüzde 20’den yüzde 40’a çıkmış. Bu darbenin önünde bir engel aslında, zenginlik açısından baktığımızda. Ama bu tehlikeli grup, sokaklara dökülerek darbe yapma olasılığını yitirdi, asker eliyle doğrudan darbe yapma olasılığını da yitirdi fakat yeni yöntemlerle hala denemeye devam ediyorlar.  Bakıyorsunuz yargının içine yerleşmiş odaklardan biri çıkıyor bir taktım manipülasyonlarla da çeşitli yasa dışı dinlemeler, elalemin hayatını gözleyip, videoya alıp toplumda bir itibarsızlık yaratarak çökertme planı içerisinde hala bulunabiliyor. Şükredelim ki bunlar küçük bir grup hala. CHP’nin yüzde 25’i darbeci kafasındaysa toplumun yüzde 75’i artık orada değil.’

cengiz alğan

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/cengiz-algan

Prof.Dr Ahmet Şimşirgil: Osmanlı’da yetenekler keşfediliyordu

Tarihçi, Yazar ve Akademisyen Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil, Mimar Sinan gibi dâhi mimarları yetiştiren Osmanlı’daki eğitim sistemini anlattı. A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Prof. Şimşirgil, “Osmanlı eğitim sisteminde yetenekler çok iyi tespit ediliyor ve bu yetenekleri tespit etmek için Osmanlı, çeşitleri yöntemler kullanıyor. Mesela Acemi Oğlanlar Ocağı’nda oradaki çocuklar cami işinde, köprü işinde çalışıyorlardı.” dedi.

“OSMANLI’DA YETENEKLER KEŞFEDİLİYORDU”

Osmanlı yetenekleri çok iyi tespit ediyor. Bu çok önemli bir şey; yetenek tespiti. Okulda onu bilen insanların seçimle o çocuğun yeteneklerini bilmesi ve öncede yönlendirmesi lazım. Osmanlı bunları aldığı zaman az çok bu yetenekleri tespit ediyor. Kendine özgü zeka testleri var.

“ACEMİLER HER İŞİ YAPIYORDU”

Mesela Acemi Oğlanları Ocağı’nda yolda çalışırlar, köprü, cami işleri, sanatkar… Osmanlı’da Ehl-i Hiref dediğimiz Topkapı’da 2 bin kişilik sanatkar gurubu vardır. Sanata çok mütemayil olan insanlar hemen belirlenir. Musıkiye mütemayildir; mehter tarafına ayrılır… Mimar Sinan’ın da bir takım şeylerini görüyorlar ve  böyle bir ocak kısmına ayrılıyor ama aynı zamanda asker bu adam; savaşlara katılıyor, o esnada köprü yapımında bulunuyor. Mesela 1538 Kanuni’nin Boğdan Seferi’nde bir yere köprü kuruyorlar, üç tane köprü yıkılıyor. Kim yapacak? İşte orada Lütfi Paşa diyor ki, “Haseki kulunuz Sinan kulunuz bu köprüyü yapar” diyor. Gerçekten 13 günde muazzam bir köprü yapıyor. İşte Kanuni’nin dikkatini çekiyor bu.

AHMET_ŞİMŞİRGİL

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/prof-dr-ahmet-simsirgil