Arşiv Nisan 2014

Şaban Ömer: Zulüm Altında değil, Allah yolunda ölmek istiyorum

İdamı istenen Minya İhvan lideri Şaban Ömer Mısır‘da yaşanan vahşeti ve hukuksuzluğu A Haber‘e anlattı.

Mısır‘daki cunta yönetimi vahşete devam ediyor. Darbeyle, seçilmiş cumhurbaşkanı Muhammed Mursi‘yi devirerek yönetime el koyan Abdülfettah el Sisi ülkedeki yargıyı ele geçirerek hukuksuzca yargılamalar yaptırıyor. Mısır’da idam kararına çarptırılan Minya İhvan lideri Şaban Ömer, yaşanan tüm hukuksuzlukları A Haber ekranlarında yayınlanan Kadraj programına anlattı.

Ölümden korkmadığını söyleyen Ömer, “Ben boynumu böyle zalimlere vermem. Ben Mısır’dayken ayrılmak zorunda kaldım. Bu şekilde ben ölmek istemiyorum. Biz Allah yolunda ölmek istiyoruz. Ben şehit olmak istiyorum. Bir hak karşısında savunurken ölmek istiyorum.” dedi.

AVRUPA KENDİ İSTEDİKLERİ BİR REJİM OLSUN İSTİYOR
Uluslararası kamuoyunun Mısır’daki idamlara sesiz kalmasıyla ilgili Ömer, ” Bu tepkinin bir faydası yok. Tepki göstermek istiyorlarsa bir adım atarlar. Ben batıya sesleniyorum Mısır büyük bir ülke bizi rahat bırakın. Mursi’nin serbest kalması lazım. Avrupalılar bütün dediklerine evet diyen bir rejim olsun istiyor”

CUNTA YÖNETİMİNDEN HER ŞEY BEKLENİR
“Bu askeri yönetim altında her şey beklenir. Bu idam kararını yerine getirilebilir. İdam edilen kişiler maneviyat olarak daha güçlü”

YAPILACAK SEÇİMLER BİR TİYATRO
“Seçim komik bir tiyatro. Bunlar askerlikten gelen biri olsun istiyorlar. Seçilen bir kişiyi yeniden gelsin istemiyorlar. Sisi bir tiyatro oynuyor. Sisi kazanacaktır rakibi bir dekorasyon ve İkisi bir katildir”

DARBEYİ SUUDİLER DESTEKLEDİ
“Üzülerek söylüyorum Arap ülkeleri Körfez ülkeleri katar hariç bunlar ortak olmuşlar. Bunlardan gelen destek olmasa Sisi böyle davranamazdı. Görevlilerin maaşlarını sisi ödeyemezdi”

“Müslüman Kardeşlere yönelik bir duruş değil. Suudi Arabistan Arap baharından korkuyor. Kendi de ülkesine ömür boyu hakip olmak istiyor. Kendi ülkeme Arap baharı gelmesin diye böyle yapıyor. BAE’de aynı şekilde davranıyor”

Adsız

 http://www.takvim.com.tr/Dunya/2014/04/30/cunta-yonetiminden-her-sey-beklenir

 

Dr. Muhammed Farid El Şayyal: Mısır mahkemesi meşru değildir!

Mısır’da seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı darbe yaparak yönetimi ele geçiren Abdülfettah el Sisi Mısır halkına zulmetmeye devam ediyor.

Cunta mahkemesi tarafından verilen skandal kararı Müslüman Kardeşler Yöneticisi Dr. Muhammed Ferid El Şayyal A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj’a değerlendirdi.

Mısır halkının demokrasiyi kurma çabaları karşısında tavır alındığını söyleyen Müslüman Kardeşler Yöneticisi Şayyal “Mısır siyasetinde en güçlü olan Özgürlük ve Adalet Partisi’ni, İhvan’ı parçalama işlemine girdiler” dedi.

Şayyal, “Burada Mısır halkı İhvan’a destek verdi ardından darbe geldi ve bu partiyi yasaklamaya çalıştılar. Bir takım suçlamalarla İhvan liderlerini ayrımcılığa tuttular ve yalan yanlış suçlamalara başladılar. Suçlanan insanlara kendilerini savunma hakkı verilmedi.Burada adil yargılamaya uymayan şekillerde karar verildi. Bir trajedi sahneye koyuluyor. Bu cuntanın içinde adalet olması söz konusu değil” şeklinde konuştu.

Adsız

http://www.sabah.com.tr/Dunya/2014/04/29/misir-mahkemesi-mesru-degildir

Prof. Dr. Abdurrahman Eren: Haşim Kılıç’ın konuşmasında polemik ifadesi var

Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşunun 52. Yıldönümünde mahkeme başkanı Haşim Kılıç’ın konuşmasını İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Eren, A Haber’de Kadraj programında değerlendirdi. Eren, Başbakan Erdoğan’ın törene katılarak mahkemenin kurumsal kimliğine saygısını gösterdiğinin altını çizerken, Kılıç’ın konuşmasında kullandığı ‘sığ’, “gömlek değiştirmek” gibi ifadelerin mahkemenin kurumsal rolüne uygun bir üslupta olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

AdsızZ

POLEMİK İFADELERİ VAR

Konuşmanın ilk üç başlığı, Anayasa Mahkemesi’min rolü, işlevi, hukuk devleti kısımları hukuk dili kullanılmakla birlikte, bireysel başvuruyla ilgili eleştirilerde biraz  daha polemikçi bir dilin kullanıldığını görüyoruz. Orada tarz değişiyor. Polemik içeren ifadeler var. Halbuki üslubunu, konuşmasını sonuna kadar tüm eleştirilere hukuk dili kullanarak, anayasa kavramları kullanarak, bireysel başvuru kararlarının özgürlük yolunda katkıları olduğunu söylemesi daha yapıcı olurdu. Mesela eleştiriler için “sığ” ifadesini kullanması, “gömlek değiştirme” gibi birtakım siyasi göndermeleri olan ifadeleri kullanmasına gerek yoktu. Konuşmanın bütünlüğü içinde bunlar başka yerlere çekilip polemik yaratabilecek ifadeler. İstikrarlı bir siyasi sistemde  en önemli şey devletin kurumlarının rollerine uygun açıklamalar yapmalı.

 

BAŞBAKAN TÖRENE KATILARAK SAYGISINI GÖSTERDİ

Başbakan konuşmalarında mahkemenin twitter konusundaki kararlarını eleştirmişti.  Ben de twitter konusunda iç hukuk tüketilmeden karar verildiğini düşünüyorum.Hatta karara saygı duymuyorum demişti Başbakan Erdoğan.  Başbakan törene geniş bir katılımla gelerek Anayasal Mahkemesi’nin kurumsal kimliğine karşı saygı duyduğunu gösterdi. Devletin kurumları arasında kriz yoktur mesajını vermek istendi. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlardan birinin yanlış olduğunu düşünüyoruz ama buna rağmen kuruluş yıldönümü  törenine katılıyoruz ve mahkemenin kurumsal kimliğine saygı duyuyoruz dedi.

KILIÇ DA YARGI DA PARALEL YAPININ VARLIĞINI ONAYLADI

Anayasa Mahkeme Başkanı da konuşmasıyla paralel yapıyı kabul etti ve bunun bir an önce ayıklanması gerektiğini söyledi. somut isnatlarla kimse sorumlusu bunların yargıdan ayıklanması gerektiğini açıkça ifade etmiş oldu.  Türkiye’de bu algı Anayasa Mahkemesi Başkanı’nda da varsa bir an önce yargı üzerindeki bu karar lekenin hukuk içinde ayıklanması demek ki herkesin beklentisi.

http://www.ahaber.com.tr/webtv/videoizle/kilicin-konusmasinda-polemik-ifadesi-var–prof-dr-abdurrahman-eren

Şamil Tayyar: YSK sansür kurulu gibi çalışıyor

A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Ak Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar Ergenekon Davası’nın gerekçeli kararını değerlendirdi.

Eski Genelkurmay Başkanı ve Ergenekon Davası hükümlüsü İlker Başbuğ’un “ciddiye almıyorum” tepkisini gülümseyerek “Ben de onu ciddiye almıyorum” sözleriyle yorumladı. Tayyar, Yüksek Seçim Kurulu’nun A Haber’e verdiği yayın durdurma cezasını ise “YSK sansür kurulu gibi çalışıyor” sözleriyle yorumladı.

BEN DE BAŞBUĞ’U CİDDİYE ALMIYORUM
“Ben de Başbuğ’un açıklamalarını ciddiye almıyorum, Çünkü Başbuğ bir darbe davasında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış bir isim. Bir kategorik yaklaşımla değerlendireceksek, hakkında en ağır iddiaların ve en önemli bilgi ve belgelerin olduğu isim. Başbuğ’un böyle bir açıklama yapması acziyetinden kaynaklanıyor. Burada eleştirilmesi gereken konu, Başbuğ’un özel yetkili mahkemede değil, Yüce Divan’da yargılanması gerekiyordu. İster Mansur Yavaş, ister Meral Akşener isterse İlker Başbuğ olsun, hangi ismi gündeme getirirlerse getirsinler, Başbakan Erdoğan Köşk’e aday olursa ona alternatif yaratabileceklerini düşünmüyorum.

YSK SANSÜR KURULU GİBİ
Tamamen seçim öncesi susturmaya yönelik bir sansür girişimi. düşünün ki Twitter’da insanlar istedikleri gibi hakaret edebiliyor, iftira atabiliyor, küfredebiliyorlar, hukuk dışı yayınları servis edebiliyor. Bunlar hukuk kurallarına tabi değil ama gazete ve televizyonlar hukuk kurallarına tabi. Bunlar geniş yorumlanarak sansür olarak uygulanabiliyor ve aydınlar, entelektüeller sokağa dökülmüyorlar. Bunun basın özgürlüğünü engellediğini söylemiyorlar. İftiranın kol gezdiği Twitter’a geçici engellemeyi bile bir ifade özgürlüğünü engelleyici tavır olarak değerlendiriyorlar.

Adsız

http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2014/04/04/samil-tayyar-ysk-sansur-kurulu-gibi-calisiyor

Prof. Dr Yasin Aktay: Manşetler psikolojik hastalığa işaret ediyor!

A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Aktay, bazı gazetelerin seçim sonrası attığı manşetler için “psikolojik bir rahatsızlığa işaret ediyor, tedavi edilmesi gerekir” yorumunu yaptı.

Adsız

BAŞBAKANIMIZIN CUMHURBAŞKANI YOLU KAPALI DEĞİL
Kirli ittifaklara karşı halkın verdiği kırmızı karttır. Sayın Başbakanımız takdir ederlerse onun için Cumhurbaşkanı olma yolu hiç kapalı olmadı. 10 Ağustos tarihinde yapılacak seçimlerin , aday göstermemize birkaç ay var, Sayın Başbakanımız olduğu takdirde kendi grubu kendini destekleyecek.

CHP’DE BÖYLE BİR AKIL YOK, CEMAAT AKLINA BAŞVURDULAR
Tabandaki buluşma tavanda yakınlaşmaya da yol açabiliyor. Cemaat ile CHP arasındaki makasın da kapalı olduğunu öğrenmiş olduk. Mansur Yavaş ve Sarıgül’ün CHP’den aday gösterilmesinde cemaat aklı ve stratejisi olduğunu düşünüyorum. CHP’de böyle bir akıl olduğunu düşünmüyorum. Pensilvanya’nın stratejik aklına bağlanıldığını görüyoruz. Bu akıl etkili oldu. Mansur Yavaş’ın aday olması karşılığında MHP’liler CHP’yi tercih etti. Bu Sayın Bahçeli’nin rızası ile mi oldu yoksa kendi partisini bile yönetemez hale mi geldi gibi soruları da sorduruyor.

MANŞETLER PSİKOLOJİK HASTALIĞA İŞARET EDİYOR
Bir günlük bir manşet ile teselli arayan sefil manşetler olarak değerlendirmek istiyorum. Bu teselliyi insan bir günlüğüne arıyorsa her bakımdan iflas etmiştir. Hiçbir umudu kalmamıştır. Manipülasyondan ibaret olduğunu düşünmüyorum. Cidden tedavi edilmesi gereken bir durum. Tanık olduğum bu refleksi sağlıklı bulmuyorum ciddi bir rahatsızlık var ortada.

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN: