Kudüs..

Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum
Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur
Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar
Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır
Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin…

Nuri Pakdil

IMG_20150905_170826IMG_20150903_214553 IMG_20150904_233417 IMG_20150905_162345 IMG_20150905_204458 IMG_20150905_204940 IMG_20150905_205148

Ahmet Taşgetiren: Yok edilen Kürt neslidir

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan gazeteci-yazar Ahmet Taşgetiren, Güney ve Doğu illerinde PKK’lı teröristlerin kazdığı hendeklerin bazı siyasilerce desteklenmesini eleştirdi. Dağdaki örgütün şehirdeki gençleri harcayarak kendine alan açtığını belirten Taşgetiren, bölgede HDP ve örgüt eliyle yok edilen bir nesil olduğunu söyledi. Devletin oradaki gençleri korumaya çalıştığını söyleyen Ahmet Taşgetiren, Silvan’da, Nusaybin’de sokaklara hendek kazmanın çocuk yaştakileri çatışmalara sürüklemenin Kürt halkına ve geleceğine ne faydası var diye sordu.

“DAĞDAKİ ÖRGÜT ÇOCUKLARI HARCAYARAK KENDİSİNE BÖLGEDE VAR OLMA ZEMİNİ BULMAYA ÇALIŞIYOR”

Diyelim ki Silvan’da harcanan çocuklar; YDGH, genç topluluk. Çılgınca bir şey empoze ediliyor ve dağdaki örgüt onları harcayarak kendisine bölgede var olma zemini bulmaya çalışıyor. Buna imkan verilmeyecektir.

HDP-PKK BİR KÜRT NESLİNİ YOK EDİYOR

Mesela HDP-PKK aslında bir Kürt neslini yok ediyor, hepsini ateşin önüne sürüyor, terörün içine sürüyor ve sonuçta yok edilen Kürt neslidir. Devlet, bu terörle mücadele dediğimiz hadiseyi belki orada Kandil vs. propaganda zemininde Kürtlere karşıymış gibi göstermeye çalışıyor ama o propaganda onun yaldızını kaldırdığınızda devlet Kürt çocuklarına eğitim alanı, ‘Gelin okuyun evladım’ diyor. İçinizden Selahattin Eyyübi çıksın, Ahmed-i Hani çıksın, bölgede mühendis çıksın, doktor çıksın, annenizi babanızı tedavi edecek insan çıksın bu. Ne var şu anda Silvan’da; Nusaybin’de 200 hendek kazılmış. Bu oradaki Kürtlere ne sağlıyor Allah aşkına? Bu hendeklere konmuş olan o bombalar, patlayıcılar Kürtlere ne sağlıyor? Bir çorbacıda çalışan bir Kürt çocuğu öldürüldü. Ne yani bu?

AHMET TAŞGETİREN

https://youtu.be/GS2GeumRprk

Kayahan Uygur: Terör, İslam dininin sorunu değil

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan gazeteci Kayahan Uygur, DAEŞ saldırılarının Batı’da oluşturduğu islamofobi algısını eleştirdi. Terör eylemlerinin İslam dini konu başlığı altında tartışılmasının konunun özündeki ciddiyeti bozduğunu vurgulayan Uygur, terörist grupların Müslüman olmayı kendilerine militan toplayabilmek için kullandıklarını söyledi. Batılı ülkelerin terör ve din kavramını bir araya getirmek adına Hitler ve Mussolini yüzünden Hristiyanlığı yada Alman ve Roma mitolojilerini sorumlu tutmadıklarını hatırlatan Uygur, aynı durumun DAEŞ ve diğer radikal gruplar ile İslam dini arasında da geçerli olması gerektiğini kaydetti.

“İSLAMİYET’İ SORUMLU TUTMAK SON DERECE YANLIŞ”

Bu terör eylemlerini yapan gençlerin İslamiyet ile ilgisi sadece şundan ibaret; kendilerine bir kimlik bulmak için İslami kimlikle ortaya çıkıyorlar. Şimdi bunların yapmış oldukları hatalardan veya korkunç yanlışlardan dolayı İslamiyet’i sorumlu tutmak son derece yanlış.

“HİTLER’İN YAPTIĞI EYLEMLERDEN DOLAYI ALMAN KÜLTÜRÜNÜ SORUMLU TUTUYOR MUYUZ?”

Mesela Adolf Hitler’in yaptığı eylemlerden dolayı Alman kültürünü sorumlu tutuyor muyuz, alman veya Nibelungen efsanelerini? Eğer Kur’an-ı Kerim’i sorumlu tutacaklarsa bu gençlerin yapmış oldukları eylemlerden o zaman Hitler’in yapmış olduğu eylemlerden de Alman mitolojisini sorumlu tutsunlar veya Mussolini’nin faşist rejiminden dolayı onun o zamanlar dayandığı ve her zaman ön plana çıkardığı eski Roma ideolojisini, Roma dinini veya Roma Uygarlığı’nı sorumlu tutsunlar. Bu son derece saçma ve anlamsız bir şey. Kesinlikle o gençlerin ve bu terör eylemlerini yapanların ve bu terör eylemlerini yapanların kendilerine bir kimlik edinmek için, bir kimlik, bir grup oluşturmak için ortaya attıkları bahaneleri görüp de onu bu bahanelere dayandırmak kesinlikle mantıksız ve akıl almaz bir tutum.

kayahan uygur

Hasan Bülent Kahraman: Politik bir durum apolitik şekilde karşılanıyor

A Haber’de yayınlanan Kadraj programına konuk olan Sabah Gazetesi yazarı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman muhalefetin başkanlık sistemine karşı tutumunu eleştirdi.. Kahraman, politik bir durumun apolitik şekilde karşılandığını belirtti.

POLİTİK ALANIN MESELESİ, POLİTİK ALANDA TARTIŞILMAK ZORUNDA

Bakın bu tartışma da aynı noktaya geliyor, yani Anayasa tartışması… Ne diyor AK Parti ve çevresi, veya Cumhurbaşkanlığı tabii Cumhurbaşkanlığı tam telaffuz etmiyor bunu ama başkanlık tartışması var Türkiye’de. Şimdi muhalefet ne diyor;’Eğer başkanlık konuşacaksan benim kapıma gelme.’ Yani ben politik bir konuyu bile konuşmak istemeyen bir politik partiyim. Dolayısıyla aslında apolitik, politika dışı bir partiyim. Peki o zaman bunun içinde bir uzlaşma olur mu? Olmaz, olmayacağı için o partinin seçmeni bile Anayasa değişikliği olursa o zaman Anayasa değişikliğini hayata geçiren kanata oy verir. Çünkü politik alanın meselesi, politik alanda tartışılmak zorunda.

HASAN BÜLENT KAHRAMAN

Avni Özgürel: HDP Anayasa görüşmelerini hatırlasın

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan gazeteci yazar Avni Özgürel, HDP Milletvekili Leyla Zana’nın Meclis açılış törenindeki yemininin geçersiz sayılmasını değerlendirdi. Leyla Zana’nın tepkisinin belki de samimi olduğunu belirten Özgürel ayrıca, “HDP bir önceki anayasa görüşmelerinde uzlaşsa belki de bu sorun olmayacaktı” dedi. Avni Özgürel Anayasa’nın ilgili maddelerinin görüşülmesi ile ilgili HDP’nin önce kendi geçmişini hatırlaması gerektiğini söyledi.

HDP BİR ÖNCEKİ ANAYASA GÖRÜŞMELERİNDE UZLAŞSA BELKİ DE BU SORUN OLMAYACAKTI

Bu insanlar, geçtiğimiz sene hatırlayın AK Parti bu anlaştığımız 61 madde için bari Meclis’e girelim, değiştirelim dedikleri vakit HDP yan çizmişti, bunu da unutmayın. Yani hiç değilse orada bile eğer uzlaşmacı bir tavır sergilenebilseydi bu tür problemlerin çıkabileceğini, çıkıyordu zaten çıkmıyor değildi de bir şeyler yapılabilirdi. Ben onun için Leyla Hanım’ın tavrı yasal değil ama ben onun samimiyetine bağlıyorum açıkçası.

Cumhurbaşkanı’na dönük bir tutum var, onda da haklı görüyorum sebebi şu;  Leyla hanım çok daha önce çıktı ‘Bu barışı sadece siz gerçekleştirebilirsiniz’ dedi. Şimdi bunu demiş bir insan Cumhurbaşkanı’na dönük böyle bir atıfta bulunmasını, bir ön cümle olarak onu kullanmasını çok fazla yadırgamam.

AVNİ ÖZGÜREL

Vehbi Baysan: DAEŞ KENDİ SİLAHIYLA VURULMALI

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vehbi Baysan, G20’nin öne çıkan başlığı Suriye krizinde çözümün formüllerini anlattı. Dünya’nın özellikle Avrupa toplumunun DAEŞ tehlikesi yüzünden Esad’ı ve rejim sorununu görmezden geldiğini belirten Baysan, Suriye’de devletin emrindeki ordunun dış tehditleri engellemek için değil yalnızca rejimi korumak için var olduğunu söyledi.

DAEŞ HAVADAN BOMBALAMAKLA BİTMEZ

Tüm dünyanın hedefindeki terör örgütü DAEŞ’in bugün Suriye ve Irak’ın 3’te 2’sini elinde tuttuğunun önemle hatırlatan Baysan, DAEŞ’in yalnızca havadan bombalamakla bitmeyeceğini, çözümün DAEŞ’in kendi kullandığı inandırıcılık silahıyla olacağını söyledi. Örgütün gerçek İslam’ı temsil etmediğinin iyi anlatılması gerektiğini vurgulayan Baysan, bunun için dini kanaat önderlerine ve medyaya düşen ‘rol model’ önemin altını çizdi.

VEHBİ BAYSAN

Mustafa Keser: Erdoğan kadar başınıza taş düşsün

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan usta sanatçı Mustafa Keser, “Halkın içinden gelen sade bir vatandaş” olduğunu belirterek ülkenin siyasi sorunlarını değerlendirdi. Muhalefet partilerindeki politik tıkanmayı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığını eleştiren Keser, “Üretmeyi kendine dert edinmek yerine polemikle Cumhurbaşkanımıza saldıran muhalefet anlayışını” kabul etmediğini belirtti. Siyasetçilere çağrıda bulunmayı da ihmal etmeyen Mustafa Keser, iktidara başkanlık sistemini halka iyi anlatmasını, muhalefetin de artık çözüm üretebilen bir yapıya kavuşarak sistemin işleyişine destek vermesi gerektiğini söyledi.

Muhalefetin tek görevi iktidarda olan partinin ak dediğine kara, kara dediğine ak. Muhalefetin işi bu başka bir işi yok. Herhangi bir yurtla, vatanla bir fikir üretmek yok. Sadece başta kim? Sevgili Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan. Kalkıyorlar oturuyorlar Tayyip Erdoğan, Tayyip Erdoğan. Tayyip Erdoğan kadar başınıza taş düşsün. Bırakın kardeşim bu adamı. Bu adam ülke için elinden geldiği kadar yanlışlarda yapabilir. Ama hüsnüniyet içerisinde olduğundan ben eminim. Burada yapılması gereken ben buradan emrediyorum. Onlar bizim vekilimiz niye rica edeyim? Lütfen iktidar yapacağı iş, biz cahil vatandaşız yani başkanlık sistemini tam olarak bilmem. Ama bu şekilde kendimi müdafaa edemem. Okuyacaksın arkadaş. Aç internetten, başkanlık sistemi nedir? Madem bu ülkede yaşıyorsun, açacaksın öğreneceksin. Bu ülkenin meselesidir. Bir sistem getirmek istiyor. Belki de yanlıştır, tamam. İktidar şimdi diyecek ki “Bu geliyor, şu şu faydaları var parlamenter sistemden ayrıcalığı nedir, sakıncaları nedir?” veya “Bunlar gelirse bu arızalar düzelecek arkadaş” diyecek. Muhalefet ne yapacak? “Hayır arkadaşlar bu gelirse parlamenter sistem daha iyidir…” Şu şu nedenlerle, anlatın.

1447438191143

http://www.ahaber.com.tr/gundem/2015/11/13/mustafa-keser-erdogan-kadar-basiniza-tas-dussun

Haşmet Babaoğlu: Bütün oyunlar AK Parti üzerine oynanır

“Sandıktan sadece muhalefet değil, dünyanın güçlü aktörleri de yenik çıktı..” Sabah Gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu, 1 Kasım seçimlerinde muhalefetin yaşadığı hezimeti bu sözlerle değerlendirdi. A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programına katılan Babaoğlu’na göre, muhalefetin artık bir işlevi kalmadı. Tüm oyunlar AK Parti üzerine oynanıyor ve hükümet bundan sonraki süreçte daha dikkatli olmalı.

BÜTÜN OYUNLAR AK PARTİ ÜZERİNE OYNANIR

Yenik çıkanlar sadece Türkiye’de muhalefet değil. Dünyanın güçlüleri de yenik çıktılar. Büyük aktörler de yenik çıktılar. O yüzden dünya sistemi için çok bir anlamı yok, Türkiye’de muhalefetin. Dikkat edilecek nokta AK Parti’nin anlamı var ve bütün oyunlar AK Parti üzerine oynanır. Bunu söylemeden bu programdan gitmek istemezdim doğrusunu istersen. Bu kadar geniş bir sosyolojik teveccühten sonra böyle durmanın, düşünmenin, öyle miydi böyle miydi, uzlaşalım… Böyle lüksleri yok. O 49,5 milli olmayanla uzlaşmak için verilmedi. O, 49,5 milli toparlanmanın oyu.

HAŞMET BABAOĞLU

http://www.ahaber.com.tr/webtv/turkiye/hasmet-babaoglu-bunu-soylemeden-gidemezdim