Nihal Bengisu Karaca: HDP, PKK’nın sözcüsüdür

Habertürk Gazetesi Yazarı Nihal Bengisu Karaca, HDP’li iki milletvekilinin, terörist cenazesine katılmasını değerlendirdi. A Haber’de Kadraj programına katılan Karaca, “HDP bir siyasi parti değil, PKK’nın toplumsallaşmasını sağlamak ve katilliğe kılıf bulmakla görevlendirilmiş bir sözcüdür.” dedi.

“HDP SİYASİ PARTİ DEĞİL”

HDP’ye normal bir siyasi parti gözüyle bakarsak anlayamayız ve soru sorarız doğal olarak. Çünkü, ister istemez biz de etkileniyoruz. Güya HDP Türkiyelileşiyordu, güzel bir görüntü vermişti, güzel bir manzaraydı ama bunların hep rol icabı yapıldığını 6-8 Ekim olaylarında anladık. Bunlar hep bir resimmiş. Eğer anlamasaydık, HDP’nin ne yapmaya çalıştığını gerçekten anlamakta zorlanırdık. Yani ne kadar mantıksız, ne kadar saçma derdik ama aslında saçma olan onun başta konumlandırıldığı yer. HDP’yi bize birtakım söylem ve argümanlar üzerinden gerçekten Türkiyelileşme niyeti taşıyan, gerçekten Türkiyelileşme iradesini de barındıran yani isterse PKK gibi bir örgüte meydan okuyabilir, sadece demokratik siyaset yaparak PKK’yı yavaşça o şiddet sarmalından çözebilir ve demokratik siyasete entegre edebilir; böyle bir niyeti, iradesi, gücü, azmi var gibi bir lansman söz konusu oldu.

“HDP, PKK’NIN SÖZCÜSÜDÜR”

HDP aslında örgütün toplumsallaşmasını sağlamakla görevlendirilmiş, örgütün yaptığı ve ürettiği şiddeti, neden silah taşıyor olduğunu siyasete ve sosyolojiye tercüme etmekle yani katilliğe ve caniliğe kılıf bulmakla, bunları argümante etmekle görevli bir sözcü konumunda ve açıkçası piramitin dışında ona meydan okuyan bir yapısı yok; piramitin altında.

NİHAL_BENGİSU_KARACA

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/nihal-bengisu-karaca

Prof.Dr Cevdet Erdöl: Elektronik bağımlıklıktan çocuklarımızı korumalıyız

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Cevdet Erdöl, kalp sağlığını korumanın yollarını anlattı. A Haber’de Kadraj programına katılan Erdöl,”Mümkün olduğunca hareket edip, yürüyüş yapmalı, alkol ve sigaradan uzak durmalıyız” dedi.

“HAREKET EDİP YÜRÜYÜŞ YAPMALIYIZ”

Hareket etmemiz lazım, günlük sportif faaliyet yapmamız lazım. En azından yürüyüş yapmamız lazım. Doğrusu ben de bunu her zaman yapamıyorum.

“ALKOL VE TÜTÜNDEN UZAK DURMALIYIZ”

Özetleyecek olursak; birincisi hastalanmamak için gerekli tedbirleri almak, bunun için yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme alışkanlığımızın değiştirilmesi ve her şeyden önce tütün ve alkolden uzak bir hayat olması lazım.

“ELEKTRONİK BAĞIMLILIKTAN ÇOCUKLARIMIZI KORUMALIYIZ”

Son zamanlarda hayatımıza giren bilgisayar teknolojileriyle hayatımıza giren cep telefonlarıyla elektronik bağımlılıktan da çocuklarımızı mutlaka korumamız lazım. Hem bunun bedeni zararları, hem ruhsal zararları var. Psikolojik, maddi pek çok zararları var. Çocuklarımızı her türlü bağımlılıktan kurtarmamız gerekiyor. Onlara karşı da ailelerin annelerin babaların uyanık olması lazım.

cevdet erdöl

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/prof-dr-cevdet-erdol

Kadraj 500. kez izleyicisiyle…

Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı A Haber’in haber – söyleşi programı Kadraj 5. kez “dalya” dedi ve 500. bölüm ile ekranlara geldi.
A Haber izleyicilerine ilk kez 21 Ekim 2013’te merhaba diyen “Kadraj”, ekranlardaki macerasını büyük bir başarıyla sürdürüyor. Yaklaşık 3 yıldır haftada 5 gün yayınlanan Kadraj, ekranların en sevilen haber – söyleşi programlarından biri.
Yapımcı ve sunuculuğunu Zeynep Bayramoğlu’nun yaptığı Kadraj, şimdiye kadar farklı alanlarda yaklaşık 700 ismi konuk etti. Gazetecilerden akademisyenlere, sanatçılardan yazarlara alanlarında başarılı pek çok kişi, düşüncelerini ve anılarını izleyicilerle paylaştı.
500. bölümde şimdiye kadar programa katılan konukların söyleşilerinden derlenen özel bir bölüm izleyiciyle buluştu.

1457684157035

Sevil Nuriyeva: Putin, Paralel yapı ve okulları için CIA ajanı diyordu

A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Star Gazetesi yazarı Sevil Nuriyeva, Rusya’nın Paralel Yapı ile ilişkisi hakkında önemli açıklamalar yaptı. Nuriyeva; “Putin, Paralel Yapı ve okulları için CIA ajanı diyordu. Şimdi ne oldu da bu kadar ajan olarak gördüğü ekibe bakış açısı değişti?” dedi.

“PUTİN, CIA AJANI DİYORDU”

‘Esasında çok şey değişti. Ben hatırlıyorum Putin, o okullar ve o grup için CIA ajanları olarak fikir beyan etmişti, bununla ilgili röportajlar vermişti. Hatta bazı aldığım kulis bilgilerine göre Türkiye ile resmi heyetle görüşme zamanında da Türkiye’den, devlet büyüklerimizden bu okullarla ilgili tolerans beklerken karşılığında sizin hatırınız için yaparız ama bir gün sizin de başınız yakılacak diye Rus tarafından hep böyle uyarıların olduğunu da Rusya’dan aldığım kulislerden edindiğim sonuç bu. Şimdi ne oldu da bu kadar Amerikancı baktığı, ajan olarak gördüğü ekibe bakış açısı değişti? Çok net gözüküyor, uçak krizinden sonra Putin ısrarla Türkiye’yi küçük düşürme, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı kendi toplumunda da biliyorsunuz Rusya’da 20 milyon Müslüman nüfus vardır ve herkes de Putin gibi düşünmüyor.’

sevil nuriyeva

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/sevil-nuriyeva

Prof.Dr Nihat Hatipoğlu: Üst akıl İslam’ı ayrıştırmaya çalışıyor

Kadraj programına katılan Prof.Dr.Nihat Hatipoğlu, medyanın Türkiye’yi nasıl kötülediği ve İslam aleminin neden bir araya gelemediği konuları hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Hatipoğlu, “Medya unsurlarında birileri mi var tetiğe basan Türkiye’yi kötülemek için. El birliği ile ne yapabiliriz diye düşünen insanlar mı var? Başka bir şey var şu anda ortada. Üst bir akıl var. ‘Üst akıl’ İslam aleminin bir araya gelmemesi için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor.” dedi.

“MEDYA ÜLKEYE ZARAR VERİYOR”

Türkiye’de öyle bir medya var ki, nasıl bu ülkeye zarar verebilirim acaba? Bunun derdi reyting mi yoksa gerçek manada bütün medya sitelerinde, unsurlarında birileri mi var tetiğe basan; Türkiye’yi kötülemek için ne yapabiliriz? El birliği ile bunu yapmaya gayret eden insanlar mı var, bunu çok iyi düşünmek lazım.

“ÜST AKIL İSLAM’I AYRIŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”

Bugünkü kaosun sebebi, birbirinin kafasını koparan, birbirinin ölüm fetvasını veren, mürted ilan edenlerin hareket noktası mezhepler değil. Dün de mezhepler vardı. İslam coğrafyasında Rusulullahın vefatından 100-150 sene sonra mezhepler oluştu. 1300-1400 senedir mezhepler kan kusmadı. Ufak tefek bilimsel çatışmalar, müzakereler oldu ama bir İmam-ı Şafii’nin bir İmam-ı Azam’a ve onun taraflarına tek bir fetvasını bulamazsınız küfür ve irtidadla hükmeden. Hatta Şia ile Ehl-i Sünnet arasında bile bu kadar çetin kavgalar olmamıştır. Sürtüşmeler mevcut; bugün var, yarın da olmaya devam edecek, dün de olduğu gibi. Başka bir şey var şu anda ortada. Üst bir akıl var, İslam aleminin bir araya gelmemesi için yapılması gereken ne varsa o yapılıyor. 60-70 senedir horlanan bir Ortadoğu var. Ortadoğu’nun çocukları bir noktaya geldi, birileri tarafından da istismar edilerek birer patlayan bir bomba haline getirildiler. Bir taraf öyle.

NİHAT_HATİPOĞLU_2

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/prof-dr-nihat-hatipoglu

Av. Mustafa Doğan İnal: Yargıda vahim sonuçlar açacaktır

A Haber’de yayınlanan Kadraj programına katılan Avukat Mustafa Doğan İnal, AYM’nin Can Dündar ve Erdem Gül için verdiği hak ihlali kararı hakkında önemli açıklamalar yaptı. İnal, “Anayasa Mahkemesi’nin konunun içeriğinden ben haberdar olduğunu düşünmüyorum. Suçlamaların ne olduğunu da bildiklerini bile çok düşünmüyorum. Bu yargı üzerinde vahim sonuçlar açacaktır.” dedi.

“MAHKEME KONUYU BİLE BİLMİYORDUR”

Türkiye Cumhuriyeti’nin gizli kalması gereken belgelerini siyasi ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek, açıklamak, örgüt üyeliği, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs gibi çok vahim suçlamalar var. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi’nin konunun içeriğinden ben haberdar olduğunu düşünmüyorum. Suçlamaların ne olduğunu da çok bildiklerini çok düşünmüyorum.

“YARGIDA VAHİM SONUÇLAR AÇACAKTIR”

Bu karar tamamen biz yapacağız ve olacak mantığıyla yapılmış bir karar. Teorik olarak Anayasa Mahkemesi’nin bu konuya girmesi, bu şekilde bir karar vermesi ileriki süreçte şöyle bir sıkıntıyı meydana getirecek diye düşünüyorum; Yerel mahkemelerde görülen bütün davalarda bütün hakim ve savcılar baskı altına alındı. Çünkü Anayasa Mahkemesi casusluk, terör, terör örgütü üyeliği gibi suçlamalarla yargılanan biriyle ilgili henüz yeni iddianame kabul edilmişken, tensip zaptı yeni düzenlemişken, esasa ilişkin hiçbir sanık savunmaları alınmamışken, deliller tartışılmamışken devreye girdi ve bunların hepsini sıradan basit meseleler gibi gördü ve hak ihlali kararı verdi. Ben bunun yansımasının yargı üzerinde çok vahim sonuçlara yol açabileceğini düşünüyorum.

DOĞAN_İNAL

 

Prof.Dr İskender Pala: Zengin kültürü yok etme savaşı

Küresel güçlerin Ortadoğu’daki oyunu ve yaşanan savaşlar, A Haber’deki Kadraj programında değerlendirildi. Edebiyat Profesörü ve Yazar İskender Pala, Ortadoğu’daki gelişmeleri Batılı güçlerin zengin kültürü yok etme savaşı olarak nitelendirdi.

“ZENGİN KÜLTÜRÜ YOK ETME SAVAŞI”

Ben Ortadoğu’daki savaşın sadece petrol, su, insanlık kavgası olduğunu düşünmüyorum. Batılı güçlerin Ortadoğu’daki zengin kültürü yok etme savaşı olarak görüyorum. Kendi tarihleriyle savaşabilecek kültürel birikimi yok etmenin bir yolu olarak görüyorum. Şöyle bir hesap edelim, insanoğlu pek çok şeyi alıp sattı; önce tahıl ürünlerini sonra sanayi ürünlerini sonra teknoloji ürünlerini sonra bilgiyi. Hala bilgiyi alıp satıyoruz ama bilgi gittikçe ucuzluyor. Yani bilgisayarın tuşuna dokunduğunuzda artık ücret ödemeden de bilgiye sahip olabilir hale geliyorsunuz. Bir bilgisayarın ilk prototipi oda büyüklüğündeydi ve sadece dört işlem yapıyordu. Zaman içerisinde bilgisayarlar masa büyüklüğünde oldu, biraz daha çok şey yapmaya başladı. Şimdi küçücük bir tablet haline geldi. Bilgi bitmez ama bilgi ucuzluyor. Bilgi ucuzladığı için insanoğlu düşündü, yani egemen güçler. Bilgiden sonra neyi alıp satalım ki hala piyasayı elde bulunduralım, hala piyasayı yönetip yönlendiriyor olalım.

İSKENDER_PALA

PROGRAMIN TAMAMI İÇİN: http://www.ahaber.com.tr/webtv/programlar/kadraj/iskender-pala