Brüksel İzlenimleri…

Belçika nam-ı diğer Belçika Krallığı… Fransa, Almanya ve Atlas Okyanusu’nun arasında bir ülke. Başkent Brüksel ise Flaman ve Valon bölgesi olarak ikiye ayrılmış ülkenin tam ortasında. Paris’ten hızlı trenle bir saat 15 dakikada Brüksel’e ulaşabiliyorsunuz. Yalnız bu yolculuk hayatınızın en pahalı yolculuğu olabilir, biletinizi erkenden almazsanız.

Şehir bataklığın kurutulması ile ortaya çıkmış, şehrin adı da “bataklığın içindeki yerleşim yeri” anlamına geliyormuş.
Brüksel dünya siyasetinde önemli bir yere sahip. Çünkü Avrupa Birliği’nin 3 ana kurumu olan Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi ve Avrupa Parlamentosu bu şehirde bulunuyor.
Nüfusun büyük çoğunluğu Fransızca konuşsa da, her iki dil de resmi olarak kullanılmakta.

Belçika son yıllarda ateşli milliyetçi söylemlere sahne olmakta. Öncelerde nüfus olarak azınlıkta olan Flamanlar şu an çoğunluk durumdalar ve özerklik taleplerini dile getiriyorlar. Milliyetçi söylemleri ile bilinen NVA partisi oyunu %3’lerden %33’lere yükseltmiş. İleriki yıllarda bir ayrılmanın olabileceği söyleniyor. Yalnız bu ayrılma sürecinin önündeki en büyük engel Brüksel. Çünkü Brüksel iki grup arasında paylaşılamıyor.


“Çarşı her yerde!”

Brüksel’de Haecht Caddesi boyunca Türk dükkanları görüyorsunuz. Mini bir Türkiye’de diyebiliriz. Çeyiz evi, kebapçı, pastane, Diyanet Vakfı, cami…

Kime memleketini sorsam Emirdağ cevabını alıyorum. 1960’lardan itibaren Emirdağ’dan çokça göz almış bu ülke. Türklerin ağırlıklı olarak Emirdağlı olması, Belçikalıların zihninde Emirdağ’ı farklı bir yere oturtmuş. Bazıları Emirdağ’ı Türkiye’nin başkenti zannediyormuş hatta çok merak edip Emirdağ’ı ziyaret edenler olmuş.


“Tüm Emirdağlılar bu hastanede doğmuş. Bana burası Emirdağ Doğum Hastanesi diye tanıttılar :)”

Türk kökenli Belçika vatandaşlarından aktif siyasetin içinde olan iki isim var. Biri Demokrat Hümanist Parti’den milletvekili seçilen Mahinur Özdemir, diğeri Sosyalist Parti’de siyaset yapan Emir Kır.

Brüksel’de karşılaştığım en güzel sürpriz bir kebapçının dükkanındaki ilandı. Aşık Kevseri Türkü Gecesi ilanıydı. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen bu organizasyonu 3 gün ile kaçırmışım.
Genel olarak Türklerin kültürlerini muhafaza ettiği söylenebilir ama elbette son jenerasyon bir öncekinden daha farklı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.