Ceweri: Kürt Edebiyatı artık yurdunda yeşerebiliyor

Ceweri: Kürt Edebiyatı artık yurdunda yeşerebiliyor

Modern Kürt edebiyatının sürgündeki önemli temsilcilerinden Fırat Ceweri TÜYAP Kitap Fuarı nedeniyle Türkiye’ye geldi. Televizyonda ilk Türkçe röportajını A Haber’e verdi.

 

FIRAT CEWERİ: HARF DEVRİMİ KÜRT EDEBİYATINDA KOPUŞA NEDEN OLDU
Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programında Ceweri ile Kürt edebiyatı konuşuldu. Modern Kürt edebiyatının sürgünde geliştiğini ama artık yurdunda da filizlenebildiğini söyleyen Ceweri, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişin klasik Kürt edebiyatının yeni nesillere aktarılmasının önünü kestiğini söyledi. Türkçe bildiği halde hiç Türkçe yazmamayı Kürtçe’nin yasaklanmasına karşı politik bir protesto olarak geliştirdiğini anlatan Ceweri, “Kürtlerin Türkiye’de anadilde eğitime ihtiyacı var” dedi.

SÜRGÜNLÜĞÜM MUSA ANTER’İN TAVSİYESİ İLE BAŞLADI
Kürt edebiyatına göz attığımızda sürgün edebiyatı olarak karşımıza çıkıyor. İlk Kürt gazetesi bile 1898’de Kahire’de çıkmıştır. 1930’lu yıllarda Şam’da Kürt entelektüelleri orada Kürt edebiyat tarihinde çok önemli olan Hawar dergisini çıkartmışlardır. 1980 darbesiyle birlikte Kürt gençlerinin, Kürt siyasetçilerinin sürgün oldukları ve daha çok İsveç’e yerleştiklerini görüyoruz. Ben 1980 yılında İsveç’e gittim, askeri darbeden birkaç ay önce gittim, çünkü İsveç demokrasi bakımından en gelişmiş ülkeydi. Ben ve benim kuşağım İsveç’e kendi ülkelerinde ana dilleri yasak olduğu için orada kendi ana dillerini geliştirmek için gittiler. 1978’de iki arkadaşımla Musa Anter’e ziyarete gittik, o da İstanbul’dan memleketine dönmüştü. Siz ne iş yapıyorsunuz diye sormuştu, biz siyasi propaganda yapıyorduk, aynı zamanda ben şiir yazıyorum, Kürtçe şiir yazıyorum dediğimde Musa Anter beni karanlık bir geleceğin beklediğini söyledi çünkü kendisi de sadece Kürtçe bir sözcük kullandığı için, Kımıl diye bir şiir yazdığı için idamı istenmişti. Tıpkı Ahmet Kaya’nın yıllar sonra meslektaşlarının saldırısı gibi Musa Anter’e saldırılmıştı. İsveç’i anlattı bana, tüm ailesi İsveç’teydi, ancak sen İsveç’te kendini geliştirebilirsin dedi, o öneriyi ciddiye aldım ve gittim.

MODERN KÜRT EDEBİYATI ARTIK YURDUNDA YEŞEREBİLİYOR
Kürt edebiyatı daha çok Avrupa’da gelişti ama Türkiye’de artık Kürt yayınevleri var, kendi dilleriyle yazabiliyorlar, benden önceki kuşak bunu yapamadı. Kürtler gönüllü değil zorunlu sürgüne gittiler. 1990’lardan sonra sürgünde gelişen Kürt edebiyatı yavaş yavaş ülkeye döndü. Bir zamanlar sürgünde gelişen Kürt edebiyatı artık ülkede yeşeriyor. Ben edebiyatı hiç Türkçe yazmayı düşünmedim, Kürtçe yazmak bir protestoydu. Yasak olan inkar edilen bir halkın dilini diriltmek gibi bir görev üstlendim. Kürtçe yazmaya şiirle başladım. Üçüncü Kürtçe şiir kitabı Türkiye’de modern anlamda benim oldu. Edebiyat dünyasına girince güncel siyasetten uzaklaştım

KÜRT EDEBİYATÇILARA HEP SİYASET SORULUYOR
Siyaset, hani bir Fransız yazar ile söyleşi yaparsanız onun edebiyatı ile ilgili yaparsınız, ama bir Kürt edebiyatçısı ile söyleşi yaptığınızda ilk önce siyaseti karıştırıyoruz. Tabi bir yani, Kürtçe yasak olduğu için ve Kürtlerin en temel hak ve özgürlüklerinden yoksun olması nedeniyle Kürt edebiyatçıları siyaset dünyasına çekiliyor. İleride bunun değişeceğini umuyorum. Edebiyat güncel siyasetin gölgesinde tartışmalarının gölgesinde kalınca evrenselleşmez.

HARF DEVRİMİ KÜRT EDEBİYATINDA KOPUŞA NEDEN OLDU
Daha önce klasik Kürt edebiyatını övüyorduk, 15. 16. yüzyıllardan başlayarak Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar zengin bir Kürt edebiyatı vardı. Harf Devrimi adı altında , Arap alfabesinden Latin Alfabesine geçilince klasik Kürt edebiyatı unutuldu, yeni kuşak yeni alfabeyi okuyamaz oldu, sonra da Kürtçe yasaklandı. Orada büyük bir kopuş yaşandı nesiller arasında. Ancak şimdi modern Kürt edebiyatı vardı, sayıları yüzlerce olmasa da onlarcadır. Kürt edebiyatının gelişimi biraz da Kürt sorununun gelişimine bağlıdır. Kürtlerin haklarını elde etmelerine bağlıdır.

KÜRTLERİN ANADİLDE EĞİTİME İHTİYACI VARDIR
Bu dili inkar eden bu devlettir, devlet inkar ettiği dili, özeleştiri olarak ben bu dili bunca yıldır inkar ettim, yok saydım dedikten sonra TRT Şeş’in bazı adımların atılması iyidir, yeterli değildir ama iyidir. Son dönemde çıkan Demokratikleşme Paketi’ni yurtdışında izliyoruz. Kürtçe’nin özel okullarda okunması söz konusu. Eski inkarcı zihniyet ortadan kalkıyor ama Kürtlerin anadilde eğitime ihtiyacı vardır.

FIRAT

admin