Coşkun: Korucularla PKK’nın uzlaşması lazım!

Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü iki yılı aşkın süredir devam ettirdiği köy koruculuğu araştırmasını tamamladı. Enstitü Genel Sekreteri Doç. Dr. Vahap Coşkun Türkiye’de bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı köy korucusu raporunun detaylarını A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun sunduğu Kadraj programında anlattı.

Coşkun, teröre karşı çözüm sürecinde koruculuğun tasfiyesinin önemli olduğunu, devlet ile Kürtlerin barışması kadar, korucularla PKK’nın ve köylülerin de barışması gerektiğinin önemine işaret etti.
Coşkun, koruculuk sisteminin gündeme gelmesiyle birlikte tasfiyesinde dikkat edilmesi gereken noktaları açıklayarak, “Bu sistemin özü sivil insanların silahlandırılıp, paramiliterliğin kurumsallaştırılması. Öncelikle korucuların elindeki silah ve imtiyazların alınması gerekiyor, sivillere karşı suç işlemiş korucuların yargı önüne çıkartılması gerekiyor, korucuların silahla ilgili işlerle irtibatlanmaması gerekiyor, özlük haklarının tanınıp kendilerine iş imkanı yaratılmalı, tüm bunlar için de temel altyapı hazırlanmalı” dedi. Coşkun, daha önce koruculuk sistemine benzeyen paramiliter yapıları tasfiye eden Guatemala, Filipinler gibi ülkelerin süreçlerinden örnek vererek ” bu ülkelerdeki bu paramiliter yapıların eylemlerinin hepsi sorumluluktan uzak, Türkiye’de de olduğu gibi korucular, paramiliter örgütler kendilerini devlet yerine koyuyorlar, tüm ülkelerde bir göç dalgası yaşanıyor, zorlu bir istihdam politikası olarak bakılıyor, hep geçicilik koşuluyla başlatılıp kalıcı hale geliyor” dedi.

KORUCULUK MUHALEFETTE İKEN ELEŞTİRİLİP İKTİDARDAYKEN SAVUNULUYOR
Türkiye’de muhalefette iken tüm partiler koruculuk sistemini eleştiriyorlar. 1985’ten 2011’e kadar Meclis’te koruculukla ilgili görüşmeleri incelediğimizde muhalefetin hep koruculuğun kaldırılması gerektiğini, muhalefette bunu söyleyen partinin iktidara geldiğinde koruculuk sistemini kullanmaya başladığını, kaldırmaya karşı çıktığını en fazla ıslahtan bahsedildiğini görüyoruz.

BARIŞ İÇİN KORUCULARLA KÖYLÜLERİN VE PKK’NIN DA UZLAŞMASI GEREKİYOR
Korucular çeşitli sebeplerle korucu oldular, Geçmişte işledikleri suçları örtmek için korucu olanlar, şahsi düşmanlıklarda devleti arkasına almak için korucu olanlar, jandarma korkusundan korucu olanlar var. Biz bu raporu hazırlarken sadece korucularla değil, aileleri ile de konuştuk. 3 kuşak bu sistemden etkilenmiş. Korucu aileleri iki kavrama çok ciddi manada atıf yapıyorlar, bir tanesi korku. Yani yarın koruculuk tasfiye edilirse, köylülerle ve PKK ile olan itilaflarından dolayı kendi hayatlarına tehdit hissediyorlar. Diğeri de huzur. Koruculuk sistemi kaldırılacaksa, PKK ile korucular, köylüler ile korucular arasında uzlaşma sağlanması gerekiyor. Devlet ile Kürtler arasında değil, devlet ile korucular arasında da barış sağlanmalı çünkü bu koruculuk sistemi Kürtler arasındaki barışı da tehdit eden bir sistem.

TASFİYE HALİNDE KORUCU AİLELERİ TOPLUMSAL DIŞLANMADAN KORKUYOR
Korucu olma nedenlerine bağlı olarak korucuların bakış açıları ve toplumun koruculara bakışı değişiyor. Jandarma korkusundan korucu olanlar ile diğer köylüler arasındaki ilişkiler biraz daha normal seviyede seyrediyor. Burada çok dışlanma olmuyor ancak suç işleyen, topraklara el basan, kız kaçıran, adam kaçıran, suçlara bulaşan korucular, çatışma döneminde köylüler ile korucular arasında gerginleşmiş ilişkisi olanlar daha tedirgin. Korucu aileleri dışlanmadan korkuyor. Çocuklar kendilerinin vermediği bir karardan dolayı toplumdan dışlanma gibi bir tehditle karşı karşıya geliyorlar. Korucular devletle orduyla ilişkilerinin güvensizlik üzerine kurulduğunu, askerlerin kendilerini kullandıklarını da söyleyip şikâyet ediyorlar. Koruculuğun savunulamaması durumu var. Koruculuğu kabul etmek buradaki toplumsal algıda bir aşiretin kendi halkına silah çekmesi demek, itibarsızlaşmış bir meslek dolayısıyla bu itibarsızlaşmaya karşı, koruculuğa istemeden başlama gerekçesini sunabiliyorlar, ikincisi korucuların gündelik hayatları da Kürtçe pratikleri çok yoğun, Kürtlük kimliği ile aidiyet bağı kuruyorlar.

Bir Cevap Yazın