Her Yöne 80 Dakika’da Emek Sineması’nın yıkımı konusu masaya yatırıldı

A Haber’de Zeynep Bayramoğlu’nun moderatörlüğünü üstlendiği Her Yöne 80 Dakika’da Emek Sineması’nın yıkımı konusu masaya yatırıldı.

Programda Vivet Kanetti ve Mutlu Tönbekici arasında hararetin oldukça yükseldiği dakikalar yaşandı. Kanetti Emek Sineması’nın kesinlikle yıkılmaması gerektiğini savunurken, Tönbekici sinemanın aynı binada dördüncü kata taşınmasının akla uygun olduğunu öne sürdü.

Emek Sineması’nın yıkımına karşı çıkanların Ergenesol adıyla kategorize edilmesinden rahatsızlığını ileten Vivet Kanetti, sinemanın yıkılmaması için 350 sanatçının imzası olan deklarasyona dikkat çekti ve “Sadece bu 350 kişi istediği için bile Emek Sineması yıkılmamalıdır” dedi. Tönbekici’nin sinemanın aynı binada dördüncü katta, aynı metrekarede, 1800’lü yıllardaki halinde olduğu gibi localı yapılacağını, 10 sinemanın yan yana olmayacağını belirtmesi üzerineyse programda tartışma alevlendi. 350 sanatçının açıklamasındaki dilinin kırıcı olduğuna işaret eden Tönbekici ile Kanetti arasında gerilimli diyaloglar yaşandı.

Mutlu Tönbekici: Bina tamamen yıkılacak. Mevcut olan restore edilemiyor çünkü bina zaten çökmüş durumda. Bina yüzeyi hariç tamamen yerle bir edilecek. Yeni yapılacak olan Emek olduğu yerde de yapılsa yine sahte bir Emek olacak

Vivet Kanetti: Niye sahte olsun, şu haliyle toparlanabilir
M.T. – Hayır toparlanamıyor. Binanın ön tarafı öyle bir çöküntü ki
V.K. – İstense toparlanır. Sadece bu sürecin hatırına
M.T. – Bunun süreçle alakası yok
V.K. – çok alakası var
M.T. – 25 yıllığına satılmış zaten bu bina 1993 yılında
V.K. – 25 yıl nedir ki hemen geçiverir
M.T. – istersen karşılıklı konuşalım, hassas olduğunu biliyorum ama sesi yükseltmeye gerek yok, elim ayağım titriyor. Bana göre tırıvırı, ülke yangın yerine dönmüş, burada Emek ne olacak
V.K. – Tırıvırı demen ne kadar acı
M.T. – Acı falan değil, bu dilde tartışıldığı için ikna olmuyor kimse
V.K. – Nasılmış dil
M.T. – Tepeden bakan bir dil. ben bugün tüm mimarların yazılarını okudum, öyle tepeden bir dille yazılmış ki.
V.K. – Sen karşı yazıları okudun mu Ergenesol falan
M.T. – Beni o ilgilendirmiyor, ben mimarların yazılarını okudum, çok kırıcı bir dilleri var
V.K. – O 350 kişiyi okudun mu
M.T. – Onların dili de kırıcı
V.K. – Hayır, yıkmayın hayallerimizi, yaşatalım diyorlar kısacık bir metin
M.T. – Bizim tartıştığımız iyi filmler gösteren sinemamızın olması mıdır, yoksa birinci kattan sinemaya girilen bir yerden mi bahsediyoruz. Benim anlamadığım şey, bana dördüncü kata çıkmak istemiyoruz yeterli bir bahane gelmiyor. AVM’nin içinde bir şey istemiyoruz yeterli bir bahane olarak gelmiyor. Bu Emek’ten sadece düzayak olacak diye bir kural yok. Arkadaki İpek sineması yandıktan sonra 40 yıldır o binaya insan girmemiş. Beyoğlu’nun ortasında bir bina cesediyle yaşıyoruz, biz ne biçim sinemalarda izliyoruz diye protesto etmiyor, leş gibi kokusu vardı. En son bu sinema kendi kendine kapandı, rekabet edemedi. O kadar seviyorlardı da niye gitmiyorlardı. Bakımsız, bir sürü sebeplerden dolayı olmadı. Ben buranın Paris’teki gibi bir kültür merkezi olmasını isterim. Para diye bir şey var. Rant diyorlar, rant ayıp bir şey değil. Bu binanın restorasyonu pahalı ve o firma bunun parasını kazanmak zorunda.

emek sineması

http://www.ahaber.com.tr/webtv/videoizle/emek-sinemasina-karsi-cikanlarin-kirici-bir-dili-var

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.