LACİVERT:Ara Güler: İstanbul’da değiliz biz, İstanbul denen bir yerdeyiz

İran tebaasından Kirkor Şahiyan Efendinin oğlu Dacat Bey ile Verjin hanımın oğlu Ara Güler, 16 Ağustos 1928 günü akşamüstü İstanbul’da dünyaya geldi. Babasının aldığı oyuncak araba ile Talimhane’de turlar attı, Pangaltı Lisesine okudu, dünyanın dört bir tarafını gezdi, dünyaca ünlü starların fotoğraflarını çekti ama hep aynı yere, İstanbul’a döndü. Nereye gidersem gideyim bir hafta sonra sıkılıyorum, burayı özlüyorum diyor. Büyük usta ile İstanbul’u ve sokaklarını konuştuk.

ARA GULER (10nn)

Bu ay bizde mevzu ‘sokak’ Ara ağabey, sizinle de konuşmak istedik. İstanbul’da en sevdiğiniz sokak hangisi?

En sevdiğim İstanbul sokağı diye bir şey yok. Bir sürü yeri severim, öyle bir ayrım yapmam. Ama en çok çalıştığım yer Salacak’tır. Bir de Zeyrek var. Bilir misin Zeyrek’i sen?

Bilirim. Fatih’in arkası değil mi? Saraçhane’ye giderken.

Evet, ama o sokakların hepsine girmenize imkân yok, çünkü kaybolursunuz. Orada bir gün at arabalı bir çocuğu çekiyorum mesela, orada sokağı da değil aslında adamları çekiyorum. Adamların arkasında sokak oluyor. Anladın mı?

İstanbul sevginiz malum. Peki, dünyada başka hangi şehrin sokakları bu kadar güzel?

Ben nereye gidersem gideyim, bir hafta sonra sıkılırım. Burası benim doğduğum memleket, ben burada doğdum. Taksim’de doğdum. Bütün İstanbul’u bilirim. Hiç kimse bilmez benim bildiğim kadar.

İstanbul’da ne değişti diye sorayım o zaman?

İstanbul kayboldu. Esasında İstanbul’da değiliz biz, İstanbul denen bir yerdeyiz. Adı İstanbul. İstanbul’daki yaşam bundan 100 sene evvel başkaydı, şimdi başka. Şimdi bir de parselliyorlar, bilmem ne yapıyorlar. İstanbul’un kendisi yok.

Zaman değişti diyorlar da değişen insan değil mi? Zamanın suçu ne?

İstanbul’un insanlarının kafası boşaldı bir kere. Artık entelektüel herif kalmadı. Anadolu İstanbul’a göç etti. Bugün 20 milyon İstanbul. New York 16 milyon. Bu kadar adam yan yana yaşayınca küfrü bile başka türlü eder.

Gezme imkânınız oluyor mu son zamanlarda?

Gezmiyorum artık. O kadar çok gezmişim ki, ne olacak gezersem şimdi.

İstanbul sokaklarından geçerken ne hissediyorsunuz?

Eskisini arıyorum kızım. Aynı sokağın içindeki eski yeri arıyorum. Ya yıkılmıştır ya apartman olmuştur.

ARA GULER (9)

Hep eskiye özlem duyuyoruz, tamam da bugünü ne zaman yaşayacağız?

Yaşamayacağız. Yaşamıyoruz ki, bitki gibiyiz. Bizi öyle yaptılar. Bu ‘izm’ler var ya bu ‘izm’ler. Komünizm, kapitalizm… O ‘izm’ler insanları bir yola sokuyor. Bunun adına medeniyet diyorlar. Medeniyet falan değil. Benim düşündüğüm İstanbul bitmiştir. Zaten ben doğduğum yıllarda, 1920’lerde bitti. Mesela Pera derlerdi eskiden. Nerede Pera?

Bir şey dikkatimi çekti. Pek çok sokak fotoğrafında çocuklar ön planda. O çocuklarla şimdikilerin yüzleri arasında fark var mı?

Şimdi çocuklar aynı şekilde doğuyor ama biz onları bozuyoruz. Onu mekteplere falan sokuyoruz, mektepteki hocalar ne söylesin o çocuğa.

Aslında sokaklarda çok fazla da çocuk görünmüyor.

Yoo görüyorsun. Artık siyasi gösterilerde kullanmak için çocuk istiyorlar. Cam çerçeve kırmak için, bomba atmak için. Böyle şeylerle uğraştırıyorlar, çocukların kafasını yıkamışlar. İnsanlar insanları sevmiyor. İnsanlar insanları sevmezse yaşam olmaz. Yağmur bile güzel yağmıyor. Yağmur, duvarları istediğimiz gibi ıslatmıyor. Eskiden yağmurlar yağardı, duvarda çiçek açardı.

Pek çok ünlü ismin fotoğrafını çektiniz. Şimdilerde fotoğrafını çekmek istediğiniz biri var mı?

Hepsini çekmişim neyini çekeceğim daha?

Bugün yaşayanlardan kimse yok mu? Daha gençlerden mesela?

Lazım olanları çektim!

http://www.lacivertdergi.com/dosya/2015/11/03/lacivert-sokakta

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir