Müslümanların Dilemmaları

Üniversiteyi bitirip iş hayatına başladığımda biri bana şöyle demişti;

“Üniversitede 4 senede öğrendiklerini 8 sene unutmak için çabalarsın”. Gariptir, hayat pratikleri sizi öğrendiklerinizi unutmaya zorlar. Nereden baksanız uyumsuz bir tablo çıkar meydana, öğrenilenler, yaşananlar, hissedilenler, talep edilenler, falan filan…

Bütün bunlar sonunda ortaya çıkan, kıyamet kadar dilemmayla mücadele etmeye insan olmak deniyor. Özelde ise Müslüman olmak.

Müslümanların dilemmaları, eğitim hayatlarında aldıkları bilgiler ve öğrendikleri İslami geleneğin çakışmasıyla ortaya çıkan ikilemler.

Hayatlarını etkileyen önemli kararlarda belirleyici olabiliyorlar.

Misal;

Ekonominin tanımını öğreniler,

Ekonomi, insanların sınırsız tüketim isteklerinin sınırlı kaynaklarla en iyi nasıl tatmin edileceğini inceleyen bilim dalıdır. (evet süper bir tanım bu!)

Bu cümle ile kendini ve hayatı tanımlar Müslüman…

İhtiyaçları sınırsızdır, her şeyi ister ve tabi ki kaynaklar sınırlıdır, bu ihtiyaçları karşılarken fayda maliyet ekseninde düşünmelidir.

Peki yaşadığı (en azından çalıştığı) İslami gelenek insanı nasıl tanımlar?

İnsan ihtiyaçları sınırlıdır, bellidir yaşamak için neye ihtiyacı olduğu ve Allah’ın inayeti sonsuzdur, kaynak sonsuzdur. Üstelik bunları karşılarken doğaya, insana ve düzene zarar vermemelidir.

Aldığı bu iki çelişik bilgi onu tam bir girdaba sürükler…

Beğendiği çantayı almazsa öleceğini düşünen, istediği arabaya sahip olamazsa depresyona gireceğini sanan Müslümanlar gerçekten ne üzerinden kendilerini tanımladıklarını tekrar düşünmeliler.Zira insan tanımını hangi referans noktasından yaparsak, yaşantımızı o şekillendirir.

Zengin miyim?

Hayır!

Bekara karı boşamak…

Hadi canım!

24/04/2011

Siyah-Renk-Ne-Anlama-Geliyor

Bir Cevap Yazın