Bernays-Freud ve Kitle Psikolojisi II

Bernays-Freud ve Kitle Psikolojisi II

220px-Edward_Bernays

Günümüzde kişiler ihtiyacı olmayan ürünleri almak için sevmedikleri işlerde çalışmaktadır. Tüketim yaşam standardı haline gelmiş tüketmeyen birey, birey olarak görülmemektedir.

Bunda şüphesiz modern bilimindeki insan tanımının önemli rolü vardır. Modern bilimde ekonomi, sınırsız olan insan ihtiyaçlarının sınırlı olan kaynaklarla karşılanması olarak tanımlanır. Burada dikkat çekici olan husus insanın sınırsız ihtiyaca sahip olan bir varlık olarak tanımlanmasıdır. Oysa insanın ihtiyaçları sınırlı ve belirlidir. Güncel olarak insanların ihtiyaç olarak gördüğü şeylere yakından bakıldığında, bunların ihtiyaç değil, sosyal grupların anahtarları olduğu görülmektedir. Kişilerin ait olmak istedikleri sınıfların özellikleri tüketimi belirlemektedir. İnsanların kafasındaki ihtiyaç tanımı artık tamamen farklıdır. Arzu, ihtiyaç olarak tanımlanmaya başlamıştır.

Bernays, kişilerin bu kitlelere ait olma ihtiyacını Freud vasıtası ile keşfetmiş ve başarı ile kullanmıştır. İlk olarak basın mensubu olarak çalışmaya başlamış zaman içinde halkla ilişkilerin kurucusu haline gelmiştir. Almanya-Avusturya savaşı sırasında halkı bilgilendirmek için Amerikan Hükümetine yardım etmiş, Amerikan halkının desteğini sağlamıştır. Savaşın gerekçesi olarak Avrupa’ya demokrasi getirme amacını göstermiştir. Dikkat edilirse aradan nerdeyse 100 yıl geçmiş olsa da Amerika’nın savaş propagandası yaparken aynı gerekçeleri gösterdiği görülebilir. 7 Ekim 2001 Yılında Afganistan’a, 20 Mart 2003’te Irak’a girerek başlattığı savaşlar için kamuoyu desteği çalışması yaparken Amerikan hükümeti aynı söylemi kullanmıştır; “Onlara demokrasi getireceğiz.” Özgürleştirme ve demokrasi getirme isteği o kadar çoktur ki, Irak’ın başta tarihi dokusu olmak üzere, asker ve sivillerin yerleşkelerine yapılan askeri operasyona “Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu” adı verilmiştir. Bernays’ın Wilson’u kamuoyu gözünde insanları özgürleştiren biri, bir kahraman haline getirmesi, yani bu konuda stratejik bir propaganda yapması bu anlamda manidardır.

Almanya-Avusturya savaşı sırasında yaptığı çalışma sonucu Wilson’un bir halk kahramanı haline geldiğini görmesi, kitlelerin verdiği tepkiler, Bernays’a ticari hayatta böyle istekli kitleler oluşturma fikrini vermiştir. Propaganda kelimesinin Hitler’le bağdaştırılması ve oldukça olumsuz algı oluşturması sebebiyle Bernays yeni terim arayışına girmiş ve sonunda “Halkla İlişkiler” terimini literatüre kazandırmıştır.

02/05/2011

Bernays-Freud ve Kitle Psikolojisi I

220px-Edward_Bernays

Size Psikoanalitik kuramın kurucusu Sigmund Freud ve Onun Halkla İlişkilerin babası kabul edilen yeğeni Edward Bernays’dan bahsetmek istiyorum.

Freud yaptığı çalışmalarla her insanın zihninde cinsel ve saldırgan güçler olduğunu keşfetti. Freud’a göre bu güçler kontrol edilmediği taktirde bireyler ve toplum kaos içine sürüklenecekti. Her insanın zihninde gizli kalmış bir bölüm vardı ve bu bilinçaltıydı. Freud’a göre insan zihninin bilinçli olan kısmının, bilinçaltından haberi yoktu ve bu iki bölümü birbirinden ayıran bir bariyer olduğu için kişiler aslında içlerinden geleni açıklayamıyordu. Bu kapalı olan kısım yani bilinçaltını anlamanın en iyi yolu rüyalardı.

Bu keşiften yola çıkan Freud, kitle psikolojisi (massenpsychologie) kavramını ilk olarak ortaya atan kişi olmuştur. Freud 1921’de yayınladığı Massenpsychologie und Ich-Analyse (Kitleler Psikolojisi ve Ben’in Analizi) adlı kitabında kendisinden önce de Le Bön (1895) ve McDougall (1920) tarafından ele alınan bir konuyu, daha kuramsallaştırmış, kalabalık ve kitle içerisinde bireylerin değişmesi olgusunu kendi perspektifinden irdelemiştir.

Freud’un ilk çalışmaları çevresi tarafından kabul görmemiştir, özellikle histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açmıştır. Bunu takip eden 10 sene boyunca Freud yandaş ve öğrenci bakımından yalnız kalmış çeşitli maddi sıkıntılar yaşamıştır. Peki, nasıl oldu da bir dönem bilim dünyasından dışlanan Freud, bir ekol kurucusu haline geldi? Bugün psikolojinin en büyük ekollerinden olan Psikanalitik Psikoloji ekolünün kurucusu olan Freud’un bütün dünyada tanınmasında en büyük pay şüphesiz Amerikalı yeğeni Edward Bernays’dır.

Bernays 1891 yılında Viyana’da dünyaya gelmiş, 1 yaşındayken ailesi ile birlikte Amerika’ya göç etmiştir. Bernays, Sigmund Freud’un hem anne hem baba tarafından yeğenidir. Babası Bernays’ın aile şirketinde çalışmasını istemiş ama Bernays bu fikre hiçbir zaman sıcak bakmamıştır. Dayısı ile hiçbir zaman bağını koparmayan Bernays, Freud’a hayatı boyunda destek olmuş, onun kitaplarını İngilizceye çevirmiştir. Zaman içinde Freud’da yeğenin çabası ve yardımları karşılığında hiç sempati durmadığı halde kitaplarının Amerika’da basılmasına izin vermiştir.

Bernays kitleleri manipüle etmek için Freud’un fikirlerinin ilk kullanan kişidir. İnsanların içinde gizli kalmış irrasyonel güçler olduğu fikrinden çok etkilenmiştir. Bunu para kazanmak için manipüle etmeyi düşünmüştür. Bu işte o kadar başarılı olmuştur ki, “kalabalıkların zihinleri okuyan adam” olarak ünlenmiştir.

Bu konuda ne kadar başarılı olduğunu örneklerle bir sonraki yazımda yazacağım.

29/04/2011