Süte adanmış bir hayat…


Sanata adanmış hayatlar ile ilgili yazılar okumaya, videolar izlemeye alışıksınız. Peki ya süte adanmış hayatlar ile ilgili? İşte bu, süte adanmış bir hayatın hikayesidir. Tam 57 sene… Ayşe Teyze 57 senedir Kasımpaşa’da süt satıyor. Onun sattığı süt ile büyüyen çocuklar şimdilerde torun torbaya karışmış.

Sütünü sattığı apartmanın sakini ve tabiî ki Ayşe teyzenin müşterisi Leyla Hanım, Sütçü Ayşe Teyze’nin Kasımpaşa’nın tanınmış esnaflarından biri olduğunu söylüyor. ‘Burada herkes onu tanır, mahallenin insanı gibi. Her Cuma gelir. Müşterileri o gelmeden yığılır apartmanın önüne. Geldiği gibi sütü biter. Eskiden inek kestiğinde et de getirir satardı, artık inek kesmiyor.’ Sütçü Ayşe Teyze sütünü bitirdikten sonra mahalleyi teftişe çıkarmış. Bazı apartman sakinlerinin evlerine gider, abdestini alır, namazını kılar, iki çift kelam eder, tekrar süt satış noktasına döner, sokaktan gelip geçenlerle muhabbet edermiş. Mahalle sakinlerinden birinin kulağıma fısıldadığına göre çöpçatanlık işleri de yaparmış zaman zaman.

KAPMES KIZI FOSA GELİNİ

Sütçü Ayşe Teyze hikayesini şöyle anlatıyor:

“Rize’de doğdum, evlenip buraya geldim. İstanbul’a geldiğimde çocuğum yoktu. Şimdi 4 çocuğum, 16 torunum, 9 tane torun torbam* var. Salarha, Kapmes kızıyım, Fosa geliyim. 57 senedir Kasımpaşa’da süt satıyorum. Düşün, ben burada süt satmaya başladığımda buralar hep bağ bahçeydi. Evim Beykoz’da. İki ineğim var. Cuma günleri oğlum tezgâh açar pazarda, sabahtan onunla gelir, akşam onunla dönerim.”

Yaşını soruyorum Ayşe Teyze’ye, daha soru cümlesinin soru işaretini eklemeden cevap veriyor: 80

Gözlerinde muzip bir gülümseme… Beden 80 belki, ama gözler genç bir kadının gözleri.

“Mahallenin çocukları benimle büyüdü” diyor. “Hepsi beni tanır ama ben onları tam olarak seçemiyorum.”

SÜTTE SON DURUM

Süt piyasası hakkında sorular soruyorum Ayşe Teyze’ye. Pek dertli. “2 inek 20 kilodan fazla süt veriyor. Daha fazla getirsem daha fazla satarım. Litresini 2,5 liradan vermeye başladım. Daha bugün zam yaptım. Otun balyası 20 lira, samanın balyası 16-17 lira inek mi bakılır böyle?”

Sohbetimiz esnasında gelen geçen ile selamlaşıyor. Rizeli olduğumu öğrendiği için hemşerilerime beni tanıtıyor. Bir şekilde bizi akraba çıkartıyor. “Köse dedin ya, ha bunun görümünün kizi onlara gelindur. Kaynanası da Köseoğullarındandur.”

Bazıları torbalarla bayat ekmeklerini getirip bırakıyor. Vakit ilerledikçe küçük bir ekmek dağı oluşuyor yanımızda.

“Bunlar benim inekler için diyor. Yemiyorlar, gelip bırakıyorlar.”

Ekmek bırakanlara indirim var mı diye soruyorum sinirleniyor,

“Ya ne alsun gitsin ekmeğini yesun kendi da”, diyor.


İSTANBUL’UN SON SÜTÇÜSÜ

Son olarak magazine giriyorum. Çöpçatanlık yapıyormuşsun, bekar kızlar önünde kuyruk oluyormuş diyorum. Şiddetle inkar ediyor, yok ben o işlere girmem diyor ama o muzip gülümsemeyle ekliyor.

“Ama bana bir kızı sorsalar ve ben o kızı tanıyorsam methederim.”

UHT korumalı sütleri içmeye başladığımızdan beri, sütçüler yok oldu şehirlerde. Çocukluğumun geçtiği Zonguldak’ta her mahallenin bir sütçüsü olduğunu hatırlıyorum. Kaymağı nedeniyle içmediğimiz için annem zamanla sütçüyü bırakıp, markete yönelmişti. Şimdilerde sağlıklı beslenme sevdasına tırım tırım sütçü arar olduk. Ama ara ki bulasın…

Türünün son örneği, İstanbul’un son sütçülerinden Ayşe Teyze ömrü yettiği, sağlığı elverdikçe o sokak arasında süt satacak. Peki ya ondan sonra?

*Torun torbası: Torunun çocuğu.

http://yenisafak.com.tr/pazar-haber/sute-adanmis-bir-hayat-30.12.2012-441581

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.